Köy Enstitüleri Hakkında Bilgi

Türk eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olan Köy Enstitüleri, başından sonunda kadar hatta kaldırıldıktan sonra bile tartışmaların içinde yer almıştır.

Köy Enstitüleri, CHP’nin iktidar olduğu tek parti döneminde kurulmuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ydü. Köy Enstitülerinin kurulması o dönemde bir zorunluluk olarak görülmüştü zira okuma yazma oranı %5’lerde, nüfusun %80’lik gibi çok büyük bir bölümü de köylerde yaşamaktaydı.

1913 tarihli ilköğretim yasasına göre ilköğretim parasız ve zorunluydu. Ancak bu zorunluluk durumu kırsal kesim için hemen mümkün olmayacaktı. Zorunlu ilköğretimin köylere kadar genişletilmesi mecburiyeti Köy Enstitülerinin kurumlaştırılmasının yolunu açtı.

1935 yılındaki CHP 4. kurultayında ilköğretimin yayılması konusunda bir dizi karar alınmıştı. Bunlardan en çok öne çıkan karar; askerliğini onbaşı ya da çavuş olarak yapmış köy gençlerinin belli bir eğitimden geçirildikten sonra köylerinde öğretmen/eğitmen olarak görevlendirilecek olmasıydı. Sadece öğretmenlik yapmayacak aynı zamanda köy halkına modern tarım yöntemlerinin kurulması konusunda eğitmenlik de yapacaklardı.

İlk uygulama 1936 yılında Eskişehir’de başladı. 84 genç köylü eğitime tabi tutuldu. 1 yıl sonra dönemin milli eğitim bakanı Saffet Arıkan’ın hazırlattığı program ile üç köy öğretmen okulu daha açıldı.

Köy Enstitüleri Sayısı

1940 yılında ise dönemin milli eğitim bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un katkılarıyla Köy Enstitüleri Kanunu kabul edildi. 1948 yılına gelindiğinde Köy Enstitülerinin sayısı 20’yi bulmuştu. Köy ilkokulları için öğretmen yetiştiren bu kuruluşlarda “iş için, iş içinde eğitim” ilkesi benimsenmişti. Yani her köy enstitüsünün kendi içinde tarlası, bağı, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeleri vardı. %50’lik bir oranda uygulamalı eğitime yer verilmekteydi.

Eskişehir, Malatya, Samsun, Antalya, Sakarya, Trabzon, Kars, Diyarbakır, Adana, Van, Ankara, İzmir, Aydın, Kastamonu, Isparta, Konya, Kırklareli, Sivas, Erzurum, Balıkesir ve Kayseri’nin birer köyünde açılan Köy Enstitülerinde karma bir eğitim vardı. 1946 yılında toplam köy öğretmeni sayısı 18426 iken bu sayının içindeki köy enstitüsü kökenli öğretmen sayısı 13182’ydi.

Köy Enstitüsü Mezunları Neler Yapabilirdi?

Köy enstitüsü mezunu bir öğretmen defter kitap eğitimi dışında ziraat, sağlık, inşaat, demircilik, terzilik, balıkçılık, arıcılık, marangozluk gibi pek çok alanda uygulamalı eğitim görüyor ve bu alanlarda bilgi sahibi oluyordu. Hatta öğretmenler köylerine gittiklerinde köylülerin de desteğiyle kendi okullarını inşa edebiliyordu. Örneğin, Hasanoğlan Köy Enstitüsü, enstitü öğrencileri tarafından yapılmıştı.

Köy Enstitüsü ve Eğitim

Öğrenciler en az bir tane müzik aletini çalmayı öğreniyordu. Aşık Veysel enstitüleri ziyaret edip burada öğrencilere saz dersleri verirdi. Saz ve bağlama dışında en çok kullanılan müzik aleti mandolindi. Ayrıca her öğrenci bir yılda 25 klasik romanı okumakla görevliydi. Sabahları kalktıklarında önce halk oyunu çalışması yapar daha sonra fırında ekmek pişiren arkadaşlarının hazırladığı kahvaltıya otururlardı. Resim, voleybol, tenis, futbol gibi sporlar da yapılırdı.

Hasan Ali Yücel’den sonra Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer döneminde Köy Enstitüleri Köy öğretmen okullarına dönüştürülmüş, bu okullar ise 1954 yılında Demokrat Parti döneminde kapatılmıştır.

Yorum Yap