Gökçeada Hakkında Bilgi

Türkiye’nin, en batı noktasının da yer aldığı, en büyük adası Gökçeada, Çanakkale ili sınırları içine dahil edilmiş şirin ve gezilip görülmesi gereken bir ada olarak karşımıza çıkar.

Özellikle turistik açıdan senelerce küçük kardeşi Bozcaada’nın gölgesinde kalmış bu ada birbirinden güzel koyları ve tarihiyle daha fazla ilgiyi hakkediyor düşüncesiyle hakkında bir tanıtım yazısı yazmaya karar verdik.

Gökçeada’ya Nasıl Ulaşılır?

Öncelikle Çanakkale iskelesine gidiyoruz. Karşımıza iki seçenek çıkıyor; Birincisi buradan deniz otobüsü ile yaklaşık 1 saat gibi bir sürede doğrudan Gökçeada’ya gitmek.  İkincisi ise feribot ile Eceabat’a, oradan yaklaşık 10-15 dakikalık bir yolculuktan sonra  Kabatepe iskelesine ve ardından Gökçeada feribotuna binmek ve havanın durumuna göre -ki bazen hava durumu nedeni ile seferler iptal edilir- 1.5-2 saatlik bir yolculuktan sonra hedefe ulaşmak. Bu iki seçenek arasında tercihi belirleyecek olan feribotun hareket saati ve özellikle kendi aracımızla gidip gitmeyeceğimizidir. Eğer kendi aracımızla gideceksek 2. tercih kaçınılmaz olacaktır.

Bir başka ulaşım seçeneği ise hava yolunu kullanarak Gökçeada Havalimanı’na ulaşmak. İstanbul ve Ankara’dan Gökçeada’ya seferler düzenlenmekte.

Gökçeada’nın Tarihçesi

Tarihi milattan öncelere dayanan, Asya ve Avrupa arasındaki ulaşım ve ticaret açısından bir nevi köprü görevi gören bu önemli ada tarih boyunca birçok kez el değiştirmiş çok önemli bir nokta idi. Pelasglar tarafından buraya ilk yerleşimin yapılmasının ardından sırasıyla Pers, Atina, Roma, Bizans, Ceneviz ve tekrar Bizans hakimiyetine geçen Gökçeada 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. 1912 tarihli 1. Balkan Savaşı’ndan 22 Eylül 1923 tarihine kadar Yunanistan’a bağlı olan ada, Lozan’ın yürürlüğe girdiği bu tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır. Bu sebeple her yıl 22 Eylül adada kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

Gökçeada Hakkında Diğer Bilgiler

  • Türkiye’nin en batı noktası olan İnce Burun(İncir Burnu) bu adamızın sınırları içindedir.
  • Antik dönemdeki adı İmroz (İmbros).
  • Adada hem Türkler hem de Rumlar yaşamaktadır.
  • Adadaki Rumlar tarafından 15 Ağustos Meryem Ananın ölüm yıldönümünde “Panayia Günü” ya da “Panayia Bayramı” adında anma törenleri düzenlenmektedir.
  • Turizm, üzüm bağları, zeytincilik ve şarap yapımı önemli gelir kaynaklarıdır.
  • Gökçeada Zeytinliköy’de bulunan “Madam’ın Dibek Kahvesi” en ünlü mekanlarından biridir.(burada mola vererek bu meşhur dibek kahvesini denemenizi tavsiye ederiz.)
  • Vapur iskelesinin bulunduğu yer Kaleköy, adanın merkezi Çınarlı’ya 5 km uzaklıktadır.
  • Dereköy(pirpos), Aydıncık(Kefalos) adanın en güzel plajlarıdır. Turizmin yeni yeni gelişmeye başlamış olması doğal güzelliğin bu zamana kadar bozulmadan gelmesindeki en önemli etkendir.
  • Gökçeada’da Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ne bağlı iki tane yüksek okul bulunmaktadır; Çomü Meslek Yüksek okulu ve Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu. Gastronomi, turizm işletmeciliği ve balıkçılık gibi birçok bölümün bulunduğu bu yüksek okullar adanın gelişimine çok önemli katkılar sağlamaktadır.

Gökçeada, ne kadar iyi anlatılırsa anlatılsın hep bir şeylerin eksik kalacağı ülkemizin cennet köşelerinden birisidir. Gezmeyi sevenler için mutlaka gidip görülmesi gereken çok önemli bir mekandır. Tarih boyunca Bozcaada’nın gölgesinde kalmış bu güzel adanın son zamanlarda gelişen ulaşım imkanları ile daha fazla değer göreceği ve daha fazla insan tarafından ziyaret edileceği günler çok uzak değil.

Yorum Yap